Balık ve Yaşam

O Balık

Posted on
O Balık

Pazar sabahı elime rastgele bir kitap aldım. Sait Faik’in bir hikayesi çıktı. Sinarit Baba… Sait de balıksız, martısız, yosunsuz, denizsiz hikaye yazmadı. Başka bir kitap çektim. Ruşen Eşref’in “Boğaziçi”. Niyete bakar gibi bir sayfa açtım: “İki sandalda iki sandalcı, suya oltalarını atmışlar, parmakları birer haber bekler gibi tetikte idi. O […]

Balık ve Yaşam

Balık Nostalji

Posted on
Balık Nostalji

Söğüt’ün tarihi köylerinden birisi olan Borcak’ta rahmetli dedem ve babaannemle beraber gaz lambasının ışığında yediğimiz akşam yemeğindeki hamsi tava, zihnimdeki ilk hatıralar arasındadır. Halbuki o tarihte köyde elektrik vardı, dolayısıyla gaz lambası bir kesinti anında kullanılıyor olmalıydı. Ben genellikle yaz aylarında orada bulunurdum. Fakat sofrada balık olduğuna göre, zaman ekim […]

Balık ve Yaşam

Görülmemiş Lüfer Avı

Posted on
Lüfer Avı

İstanbul’a lüfer akını var…Vakit gece…Haliç balıkçı kayıklarıyla dolmuş. Kayıkların üstüne basa basa Karaköy’den Eminönü’ne gitmek mümkün… Geceleri, dört bir yanına keskin bir koku salan, karanlık bir mağara gibi insanın içini ürperten, yapayalnız kalmış hissini veren Haliç, balıkçı kayıklarının binlerce ışığı ile donanmış. Burası Haliç değil, bambaşka pırıltılı bir dünya. Gökyüzündeki […]

Balık ve Yaşam

Balık Restoranı

Posted on
Balık Restoranı

Park Fora’nın lezzetlerinin müdavimi olacaksınız… İstanbul Kuruçeşme’de mavi ve yeşili kendisine doğal fon edinmiş restoranımızda 40 yıllık deneyimimiz ile hizmet veriyoruz. Yeni tatların öncüsü olmakla beraber klasik balık restoranı çizgimizi de koruyor hem klasik lezzetlerin hem yeni tatların öncüsü olmaya devam ediyoruz. Sade dekorasyonumuz, emsalsiz boğaz manzaramız, eşsiz lezzetlerimiz ve […]

Balık ve Yaşam

Balık Lafı Edelim Yine…

Posted on
Balık Lafı Edelim

Bir taraftan Tan’ın teşebbüsü ile haftada iki gün balık yiyeceğimizin tatlı ümidiyle avunurken diğer taraftan da balık lafı etmeye mani yok. Hatta aziz meslektaşımız, mizah muharrirlerinin üstadı, pirimiz Refik Halit bile balık deyip balık işitiyor. Hakim ve hekim üstadımız Lokman Hekim de bu bahisteki ‘naşinide’ malumatı bize verirken, balığın insanda […]

Balık ve Yaşam

Antikçağ’da Anadolu’da Balık ve Balıkçılık

Posted on
Antik Çağda Balıkçılık

Karadeniz Bölgesi Karadeniz kıyılarında yapılan balıkçılık her zaman yörenin ana geçim kaynağı olmuştur. Karadenizin yanı sıra bu denize dökülen ırmaklarda da bol miktarda bulunması nedeniyle balık, bölge ihracatında da ilk sıralarda yer almıştır. Antikçağ’da bugün de olduğu gibi baharın gelmesi ile birlikte bazı balıklar yumurtlamak üzere Akdeniz’den Karadeniz’e göç ederlerdi […]

Balık ve Yaşam

Balığın Tazeliği Nasıl Anlaşılır?

Posted on

Balığın tazeliğini nasıl anlarsınız? Taze balık denizin iyot kokusunu taşır. Bayatın ise asidimsi ve ağır kokusu hemen anlaşılabilir. Balık göğüs ve karın kısmından sararmaya başlamışsa bayattır. Taze balığın gövdesi serttir ve kuyruk kısmı kıvraktır. Gövdesine parmakla bastırınca iz kalmaz ve başından yukarı kaldırınca kuyruğu gevşek şekilde sallanmaz. Taze balığın gözleri […]

Balık ve Yaşam

Balıkların Lezzet Takvimine Dair Deyişler

Posted on
Eski Zaman Balıkçılık

‘’Deniz soğudukça balık lezzetlenir.’’ ‘’Gerçek balık mevsimi eylül ayında başlar.’’ ‘’Yumurta döken balıkların hiçbiri lezzetli olmaz.’’ ‘’Kılıçbalığının yenme mevsimi üzüm zamanıdır.’’ ‘’Hamsi,kulağına kar suyu kaçtıktan sonra lezzetlenir.’’ ‘’Kuzey rüzgarları Karadeniz’i soğutunca her balık lezzetlenir.’’ ‘’Çipura Ege Denizi soğuyunca yenir.’’

Balık ve Yaşam

Marmara’nın Kabadayısı Lüfer

Posted on

Uskumru dermiş ki : ‘’Lüferden korkmasam, kofanadan kaçmasam Marmara’nın altını üstüne getiririm!…Hamsi dermiş ki: ‘’Lüferden korktuğum kadar kılıçtan ürkmem!.. Biz onu sofrada, tabağın içinde gayet lezzetli bir balık olarak tanırız ve severiz. Siz onu gelin bir de denizde görün. Hatta denizden çıkarken görmelisiniz bu haini!Ne edepsiz mahluk olduğunu o zaman […]

Balık ve Yaşam

Dülger Balığının Ölümü

Posted on
Dülger Balığı

Hepsinin gözleri güzeldir. Hepsinin canlıyken pulları kadın elbiselerine, kadın kulaklarına, kadın göğsüne takılmaya değer. Nedir o elmaslar, yakutlar, akikler, zümrütler, şunlar bunlar? Mümkünü olsaydı da balolara canlı balık sırtlarının yanar döner renkleriyle gidebilselerdi bayanlar; balıkçılar milyon, balıklar şan-ü şeref kazanırdı. Ne yazık ki soluverir ölür ölmez, öyle ki üzülmüş bebeklere […]