Özellikle, soğuk kış günlerinde hem içi ısıtan hem de doyurucu işkembe çorbası, tek başına lezzetli bir yemektir. İşkembeden söz ediyoruz, ama örneğin Refik Halid Karay’ın Üç Nesil Üç Hayat’ında İstanbul’un zengin konaklarında günümüzün İşkembe Çorbası yerine hindi boynundan ya da göğsünden hazırlanan değişik bir işkembe çorbasının yapıldığını da unutmayalım. Üstelik Karay bu çorbanın bildiğimiz İşkembe çorbasına göre “çok daha ince… Read moreRead moreİşkembe Çorbası Deyip Geçmeyin
“Kana kuvvet, göze fer, batna ciladır çorba, İllet-i cü’a deva, mahz-ı gıdadır çorba, Sağlara, hastalara ayni şifadır çorba, Agniya dostu, muhibb-i fukaradır çorba, Hasılı hahiş ile ekle sezadır çorba…” Ahmed Rasim İstanbulluların günde iki kez yemek yediği dönemde, çorbalar “kuvvetli” başlıbaşına birer yemekti. Günümüzde öğün sayısı üçe çıktı.Ama çorbanın saltanatı sabah, öğlen ve akşam sürüyor. Gene de eskiye oranla çok… Read moreRead moreŞifadır Çorba
Aşure İstanbul’da sadece İslam takviminin ilk ayı Muharrem’in 10’una denk gelen günlerde yapılır. Bunun dışında kimi pastahane ve tatlıcılarda her zaman bulunur. Evlerde ise, Muharrem dışında, özellikle kış aylarında pişirilir. İster zengin, ister orta halli evlerde olsun, aşure başkalarına ikram edildiği oranda değer kazanır. Dağıtılan, paylaşılan, gönderilen ve alınan bir yiyecek olarak, toplumsal bağların gücünü ortaya koyar. Önemli olan da… Read moreRead moreAşure