Kilyos’un Osmanlı Dönemi’nde küçük bir balıkçı köyü olduğu, 1950’lere kadar bu özelliğini koruduğu söylenmektedir. Sonrasında turistik özelliklerini ön plana çıkaracak yatırımlar yapılmıştır. Bocage 19.yüzyıl başlarında yaptığı tespit sonucu Boğaz’a girmek güç olsada savunma hattının Karadeniz kıyılarına dek uzatılmasının gerekli görüldüğünü yazmaktadır. Bu amaçla eski Fanari Burnu’nda yani bugünkü Kilyos’ta, Kila adıyla bir kale yaptırılmış ve biraz uzağına birkaç batarya yerleştirilmiştir…. Read moreRead moreKilyos Kalesi
“Kana kuvvet, göze fer, batna ciladır çorba, İllet-i cü’a deva, mahz-ı gıdadır çorba, Sağlara, hastalara ayni şifadır çorba, Agniya dostu, muhibb-i fukaradır çorba, Hasılı hahiş ile ekle sezadır çorba…” Ahmed Rasim İstanbulluların günde iki kez yemek yediği dönemde, çorbalar “kuvvetli” başlıbaşına birer yemekti. Günümüzde öğün sayısı üçe çıktı.Ama çorbanın saltanatı sabah, öğlen ve akşam sürüyor. Gene de eskiye oranla çok… Read moreRead moreŞifadır Çorba