Genel

Beynini Doğru Besle

Denizden Babanız Çıksa

Çok da eski olmayan zamanlara kadar beynimizin ergenlikten, genlerimizin doğumdan sonra değişmeyeceği, değiştirilemeyeceği sanılıyordu.Artık beynimizin her gün hücreler ve bağlantılar oluşturduğunu, genlerimizin ifadelerinin değişebildiğini, değişmez sanılan pek çok şeyi değiştirmenin mümkün olduğu, daha da önemlisi tüm bu süreci bizim yönetebileceğimiz , olumlu veya olumsuz yöndeki değişikliklerle direksiyonun çoğunlukla bizim elimizde olduğu anlaşıldı.Yani gerekli şartlar sağlandığında beynimizin büyümeyi/gelişmeyi sürdürmesine veya tam tersi küçülmesine /gerilemesine neden olabiliyoruz.

Beynin sağlıklı olması, tüm vücudun sağlıklı olması ile mümkün.Yüksek tansiyon, diyabet, fazla kilolar, metabolik sendrom, alerjiler, astım, guatr, irritabl bağırsak sendromu ve romatizmal hastalıklar başta olmak üzere, pek çok hastalık vücuttaki diğer organlarla birlikte ,beyin ve işlevlerini de etkiliyor.

İnsanoğlunu etkileyen pek çok hastalığın nedeni veya var olan hastalıkların kötüleşmesinin en önemli nedenlerinden birisi kronik enflamasyon.Yani başlangıçta çok fazla bulgu vermeden sinsi sinsi ilerleyen, geri planda devam eden bağışıklık sistemi savaşı /savaşları.Kronik enflamasyonu tetikleyen veya artıran en önemli iki faktörde beslenme şeklimiz ve yaşam tarzımız.Bol rafine karbonhidratlı, doymuş yağ oranı yüksek, liften fakir ve işlenmiş besinlerle dolu bir beslenme şekli (batı tipi beslenme) ,hareketsiz ve stres yüklü bir yaşam ile birleşince, ortaya bu ‘’hastalıklı ‘’durum çıkıyor.

Kronik enflamasyon kronik ağrılara neden oluyor, migren ve fibromiyalji ağrıları başlıyor, şiddetleniyor, sıkılaşıyor ve geçmiyor.Enflamasyon bir yandan da depresyon bulguları ortaya çıkardığı için, hastalar ağrılı ve mutsuz bir hayata mahkum oluyor.

Batı tipi beslenme ve hareketsiz yaşamın zararları bu kadarla kalmıyor. Alzheimer ve diğer tedavisi olmayan kronik hastalıklara zemin hazırlayarak bir yandan bizim geleceğimizi etkiliyor, bu yeteri kadar kötü değilmiş gibi, diğer yandan da epigenetik değişikliklere neden olarak genlerimizi etkiliyor, gelecek nesillere bu hastalıklara yatkınlığı aktarmamıza neden oluyor.

Hastalıkların gerçek nedenlerini çözmek yerine, hastalık bulgularını ilaçları ile örtmek , uzun vadede ne hastayı , ne de hekimi memnun ediyor.Özellikle çok yavaş ilerleyen ve yanlış yaşam tarzı ve beslenme seçimleriyle kötüleşen hastalıklarda, sadece ilaçlardan medet ummak hüsran ile sonuçlanıyor.

Hepimiz bu hayatta daha mutlu, daha huzurlu, başarılı ve sağlıklı olmak istiyoruz.Bazen bu yolda neler yapmamız gerektiğini biliyor, bazen de ne yapacağımızı bilmez halde günlük koşuşturmanın içinde yuvarlanıp gidiyoruz.

Beyninizi doğru beslediğinizde alacağınız sonuçlar sizi de şaşırtacak, ağrılar azalacak, kronik hastalıklar gerileyecek ve mutlu olacaksınız.Kendi geleceğiniz ve gelecek nesillerin geleceğinde olumlu değişikliklere neden olurken, aynı zamanda da kilo verip, yıllardır özlediğiniz fitliğe kavuşacaksınız.

Ana akım tıptan ve bilimsel değerlerden, bilimsel gerçeklerden ayrılmadan, yaşam tarzınızda ve beslenme alışkanlıklarınızda değişiklikler yaparak, devam etmekte ve tedavilerinizden daha yüz güldürücü sonuçlar alabilirsiniz.

Kaynak: Dr.Banu Taşçı Fresko