Yemek, Aşk ve Sanat

21/02/2022

Yıllar yıllar önce yaşamış bir Japon prensesi varmış. Çok uzun bir hayat sürmüş, çok hoş bir insanmış, nazikmiş, yardım severmiş, erdemleri saymakla bitmezmiş, çok mutluymuş. Tek kusuru fazla ketummuş, bu mutluluğun sırrını kimseye söylemezmiş.

Japonların çok sevdiği bu prenses tam yüz elli yıl yaşamış. Öldüğünde yastığının altında kendi el yazısıyla notlar aldığı bir defter bulunmuş. Saraydakiler mutluluğun sırrını bulmak umuduyla defterin sayfalarını çevirmişler. Sayfalarda ayrıntılarıyla mutluluğun tarifini bulacaklarını düşünmüşler. Ama deri ciltle kaplı olan bu kalın defterin üçüncü sayfasında sadece üç cümle varmış öteki sayfalar boşmuş.

Üçüncü sayfada şöyle yazıyormuş:

‘’Dünyanın üç temel zevki vardır. Yemek, aşk ve sanat. Eğer bunların tadını yeterince çıkarabilirseniz, mutlu bir hayatınız olmuş demektir.’’

Japon prensesi hayatın sırrını çözmüş. Bu üç zevk olmadan sürdürülen ömür eksik bir hayattır gerçekten. Ama bu üç zevk arasında insan için yaşamsal olanı yemektir. Yemek yoksa ne aşk olur ne sanat. Üstelik yemek; aşkın da sanatın da maddi-manevi besleyicisidir.

Posted in Genel
\

Rezervasyon Formu

    error: İçerik korunmaktadır!