Hamsi

Çoğu 10-12 santimetre boyunda olan hamsi balığının ağzı vücuduna göre çok büyük olup ağzının yarığı kulak kapaklarına kadar uzanır. Alt ve üst çenelerinde çok ufak dişler vardır,alt çenesi üst çenesinden kısadır. Yüzgeçlerinin sayısı ve durumu sardalyanınkilere benzer, yalnız hamsinin bedeni ince ve silindir şeklindedir.Vücudunu örten parlak pulları gümüş yıldızı gibi ele bulaşır. Sağ iken sırtı yeşil ise de karaya çekildikten sonra yeşil renk mavileşir ve bavatladıkça sırtı karaya yakın bir mavilik alır. Yanları ve yanakları gümüş gibi parlak ve karnının altı beyazdır. Yan ve karın yüzgeçleri saydamdır.Kır renkte olan kuyruk yüzgeci de ince çataldır.Hamsi balıkları kasım ayı sonlarına doğru Karadeniz’den Boğaz’a akmaya başlar, martın sonuna kadar bu akın sürer.Mart-nisan içinde yumurtalarını Marmara’da atıp mayıs içinde Karadeniz’e dönmeye başlarlar.Hamsi kendine mahsus ağ ile avlanır. Hamsi balığı, sardalya gibi tuzlanabilir.Tuzlanmasından ancak altı ay sonra yenilebilir.
Yağda eriyen A ve D vitaminleri yönünden oldukça zengin bir balıktır.. Hamsi etinde yüksek miktarda sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum, iyot ve fosfor bulunmaktadır.

Hamsinin içindeki minerallerden kalsiyum ve magnezyum kemik ve dişlerin gelişiminde büyük rol oynadıklarından bebek ve çocukların hamsi yemesi oldukça önemlidir.

Hamsi, barındırdığı omega-3 yağ asitlerinin kandaki kolesterolü ve kan basıncını düşürerek kalp sağlığını koruyucu etkisi sebebi ile günümüzde en fazla tercih edilmesi gereken besin maddesidir. Hamsi kötü kolesterolü düşürür, kan basıncını ayarlar, kalp ritim bozukluğunu önler. Bunun yanı sıra; kanın damar çeperinde pıhtılaşmasını önler, kanı inceltir, migren ve depresyona iyi gelir.

Hamsi, akciğer hastalıklarının önlenmesinde olumlu etkiye sahiptir. Kemik erimesi hastalığına karşı iyi gelen hamsi, seratonin hormonunu artırarak sinirleri rahatlatır ve felç riskini azaltır.

Hamsi cilt için de oldukça faydalı bir besindir. Tırnak, saç ve deri sağlığı için tüketilmesi gerekir.

Gündüzleri 30–40 m. derinlerde, geceleri yüzeye yakınlarda dolaşır. 1 yaşından itibaren olgunluğa erişip 18 °C-20 °C sularda, 25–60 m. derinliklerde ve az tuzlu sularda üreyip yaklaşık 40.000 yumurta döker. Ömürleri 4 yıl kadardır.

Türkiye’nin her bölgesinde tüketilmesine karşın Karadeniz kültürü ve mutfağının değişmez bir parçası olarak en çok yemeği bu coğrafyada yapılmaktadır.Hamsi balığı Karadeniz bölgesi insanı için son derece önemlidir.Karadeniz’de bir lokantanın kapısında “Hamsi var, balık da bulunur” yazısı, bu bölgede hamsinin balık sayılmadığının en güzel kanıtıdır.Onlar için balık üstü bir varlıktır. Hamsi Karadeniz insanının yalnız mutfak kültürünü değil genel kültürünü de etkilemiş bir unsurdur. Bu toprağın kıyılarında hamsi efsane olmuştur. Çorbasından buğulamasına, mücverinden sarmasına,tatlısından dolmasına,pilavından köftesine kadar hamsinin girmediği herhangi bir yemek yoktur. Hamsi balığı için şu beyitler de yazılmıştır:

Trabzondur yerümüz/Ahça tutmaz elümüz/Hamsi paluk olmasa/Nice olurtu halumuz” …