Lüks Yiyecekler

İstiridye

Posted on
İstiridye

İstiridye lüks bir yiyecek sayılır mı ? Eh, doğrusu sayılır; fiyatı hiç ucuz sayılmaz ki bu lüks olmanın önemli bir ölçütü. Ben daha çok lezzete önem veriyorum ama, bu alanda da istiridye epey benzersiz. İstiridyenin, söz gelişi havyarla kıyasladığımızda çok daha inişli çıkışlı bir tarihi var. Bu büyük ölçüde yaygın […]

Lüks Yiyecekler

Havyar

Posted on
Havyar

Balık yumurtasına hala lüks denebilir mi? Eh, epey pahalı olduğuna göre biraz öyle sayılabilir. Ama şimdi çarşıya gidip en iyisinden Rus havyarı almak da mümkün. O, sahiden lüks. Balık yumurtaları genellikle sarımtrak ya da kırmızı tonlarda olur. Bizde kurutularak mumlanan, kefal yumurtasıdır. (tarama için tazesi de satılır) Kefal dalyanlarda, koruma […]

Balık ve Yaşam

Balık Lokantaları

Posted on
Balık Lokantaları

Önceleri lokantalar vardı, balık da yaparlardı, ama balık üzerine uzmanlaşmazlardı. Meyhaneler vardı, onlarda da deniz ürünleri mutlaka bulundurulurdu, ama başka şeyler de olurdu. Yaklaşık kırk yıldır ayrı bir tür olarak balık lokantaları yaygınlaştı. Denizi olan ülkelerde böyle lokantalar vardır. Geleneksel olanları daha çok halk tipi yerlerdir. İngiltere’deki “fish and chips” […]

Balık ve Yaşam

Aşırı Avlanma ve Sonuçları

Posted on
Aşırı Avlanma ve Sonuçları

Türkiye’de son otuz yılda balık avı aşırı ölçülere vardı. Bunun inkar edilir tarafı yok. Ama bakıyorum, aynı şey galiba bütün dünyada yapılmış. 1960’da Amerika’ya gittiğimde Gloucester adında bir balıkçı kasabasında yaşamıştım(Massachussets); otuz küsür yıl sonra bir daha gittiğimde aşırı avlanmadan ötürü balıkçılığın öldüğünü görüdüm. Balığın yanı sıra, eskiden bıraktığı on, […]

Balık ve Yaşam

Balığın da Takvimi Var

Posted on

İstanbul’da balık şöleni eylül den itibaren yaşanmaya başlar. Eylülden başlamak üzere yaz başına kadar İstanbul’da balığın tadına doyum olunmaz. Bu aylar hep balıkla anılır, her konuşmanın bir kenarına balık sıkıştırılır. Zaten İstanbul’da her ayın bir özelliği yok mudur ? Her yeni ay bir olayı işaret etmez mi? ” Her istanbullu […]

Balık ve Yaşam

Denizden Babanız Çıksa

Posted on
Denizden Babanız Çıksa

Üç tarafımız denizlerle kaplı ama balığı pek bilmeyen bir toplumuz. Balık deyince aklımıza ya tava ya ızgara ya da buğulama geliyor. Oysa bir zamanlar, mutfağımızda pişen balık çeşitleri saymakla bitmezdi. İşte ispatı: Muhammed Mahmud bin Şirvani’nin 15.yüzyılda yazdığı yemek kitabından bazı tarifler: “Balık kavurması, balık sıkması, sirkeli balık, tuzlu taze […]

Genel

Toriğin En Lezzetli Armağanı Lakerda

Posted on
Toriğin En Lezzetli Armağanı Lakerda

Kasım ayının ortasından sonra torikler yağlanıyor, lakerda zamanı başlıyor. Ustasının elinden vazgeçilmez bir lezzete dönüşen lakerda, mezelerin mezesi, sofraların baş tacı… İnceliklerini de yine ustalar biliyor, anlatıyor… Bir çeşit balık mezesi olan lakerda, balıkseverlerin vazgeçilmez lezzetlerinden. Eski İstanbul’da Rum ve Ermeni ustalar lakerdayı en lezzetli haliyle hazırlar ve sunarlarmış. Günümüzde […]

Balık ve Yaşam

En İyi Balık Restaurantı

Posted on
Boğazda Balık

Geleneksel Tat; Park Fora Öncelikle Park Fora’ya gittiğinizde karma bir misafir profili ile karışılaşırsınız. Çinliden Lübnanlıya kadar her tür elit insana rastlamak mümkündür.Son yıllarda yeni bir atakla kral yengeç ve canlı istridye ithal ederek bir fark yaratmıştır. İstanbul’da bugün sayılı balık lokantasında bu kadar çeşitli deniz mahsülüne rastlayabiliyorsunuz. Ayrıca Amerikadan […]

Genel

İstanbul’da bir efsane! Park Fora…

Posted on
Balık Restaurant

1996 yılından bu yana deniz ürünleri restaurantı olarak istanbul’un Boğaz ile kucaklaştığı semtlerden biri olan Ortaköy’de yer alan Cemil Topuzlu Parkı içerisinde Ali Rıza Yılmaz ve İlhan Çulha tarafından işletilmektedir. İstanbul boğazının mavisi ile Cemil Topuzlu Parkı’nın yeşilinin bir arada olduğu ve muhteşem bir boğaz manzarasını kendine doğal fon olarak […]

Balık ve Yaşam

O Balık

Posted on
O Balık

Pazar sabahı elime rastgele bir kitap aldım. Sait Faik’in bir hikayesi çıktı. Sinarit Baba… Sait de balıksız, martısız, yosunsuz, denizsiz hikaye yazmadı. Başka bir kitap çektim. Ruşen Eşref’in “Boğaziçi”. Niyete bakar gibi bir sayfa açtım: “İki sandalda iki sandalcı, suya oltalarını atmışlar, parmakları birer haber bekler gibi tetikte idi. O […]