Kabuklular

İstiridye

İstiridyeler yassı solungaçlar sınıfında özel bir aile oluştururlar. Midye gibi istiridyenin de iki çenetten oluşan bir kabuğu vardır; ancak istiridye, midyeden yer değiştirmemesi ve bulunduğu yer de sabit kalmasıyla farklılık gösterir. Bundan başka, kabuğu parlak, ince ve kaygan olmayıp çok kalın ve yaprak yapraktır. Deniz diplerinde ki taşlara tutunmuş olan alt kabuğu,hemen hemen düz olan üst kabuğa göre daha bombeli ve daha kalındır.Bunun dışında, istiridyenin denizde sayısız düşmanı vardır. Denizyıldızları, istiridye ve tarakların en korkunç yok edicisidir.Bilindiği gibi bütün hayvanlar,oksijeni özümlemek için nefes ile hava almak zorundadırlar. Balıklar ve diğer solungaçlı hayvanlar, gerekli oksijeni yuttukları ve solungaçlarından geçip dışarı çıkan sudan alırlar. İstiridyeler ve iki çenetli diğer yumuşakçalar aynı şekilde nefes alıp verirler; ancak suyu yutmak için, kabuklarını hafifçe açmak zorundadırlar.

İstanbul’da İstiridye

İstanbul’da en iyi istiridyeler; Sarayburnundan Bakırköy, Yeşilköy ve Ambarlıya kadar süren ve aynı şekilde Boğaz boyunca var olan akıntı ve ters akıntılarda avlanan İstiridyelerdir. İstiridye mayısta yumurta yüklüdür; sütünü denize salmaz;solungaç yaprakları arasında mantosunun kıvrımlarının içinde saklar.Buralarda yumurtalardan yavrular çıkar.O zaman anne istiridye, yüzen ve nihai olarak denizin dibine yapışmaya giden larvaları bırakır.Üç yıl içinde bu larvalar erginleşir ve yenecek hale gelir. İstiridyeler tuzlu ve acı sularda çok çabuk gelişirler. İstiridyeler nekahet halindeki kişilere çok iyi geldiğine inanılır